APS HABER / PINAR ETCİ - Geçtiğimiz aylarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "Rezerv Yapı Alanı" ilan edilen Turan Mahallesi’nde, yeni planlar gün yüzüne çıktıkça kafalardaki soru işaretleri de büyüyor. Ancak bu soruların en büyüğü, teknik bir açıklamadan ziyade temel bir "adalet" arayışına işaret ediyor.


NetcadNetcad ekranlarına yansıyan, sarı çizgilerle ayrılmış o haritaya iyi bakın. Bir yanda Bakanlık eliyle adeta bir "ayrıcalık adası" gibi kurgulanan, 6 kat izni verilen devasa rezerv alanı; diğer yanda ise hemen o çizginin bittiği yerden başlayan, yıllardır orada yaşayan halkın mülkü olan ve 3 ila 2 kat sınırı getirilen parseller...


Sormak gerek: Aynı mahallede, aynı zemin yapısında, aynı gökyüzünün altında bu keskin ayrım neden?
Şehircilik ilkeleri der ki; bir şehir bir bütündür. Siz bir bölgeyi ihya ederken, hemen komşu parseldeki vatandaşın gün ışığını, rüzgarını ve en önemlisi mülkiyet değerini görmezden gelemezsiniz. Eğer bir zemin 6 katı taşıyabiliyorsa, neden sadece rezerv alanında taşıyor? Yok eğer zemin 2 kattan fazlasına müsaade etmiyorsa, o 6 katlı bloklar yarın bir deprem anında kimin vebali olacak?

Bu durum, "Kentsel Dönüşüm" adı altında yapılan iyileştirmelerin, mahalle sakinleri arasında bir "sınıf farkı" yaratması riskini doğuruyor. Bir tarafta modern, yüksek katlı ve rant değeri yüksek yapılar yükselirken; diğer tarafta eski imar planına mahkûm edilen, değeri yarı yarıya düşen "üvey evlat" parseller kalıyor.

Peki, Turan Mahallesi sakini ne yapmalı?
Şu an önümüzde duran tablo bir kader değil, bir "plan kararı"dır. Ve her plan kararı gibi, bu da hukuki denetime ve itiraza tabidir. "Bakanlık böyle karar vermiş, elden ne gelir?" teslimiyetçiliği, yarın evinizin önünde devasa bir beton kütlesi yükselirken karanlıkta kalmanıza neden olabilir.

Meteoroloji'den kritik uyarılar: Kuvvetli yağış, don ve çığ tehlikesi!
Meteoroloji'den kritik uyarılar: Kuvvetli yağış, don ve çığ tehlikesi!
İçeriği Görüntüle


Tire halkının ve Turan Mahallesi arsa sahiplerinin şu anki en büyük gücü birlik olmaktır. İmar planları askıdayken yapılacak teknik itirazlar, "eşitlik ilkesi"ne dayalı açılacak davalar, bu haksızlığın düzeltilmesi için tek yoldur.


Şehirler sadece binalardan ibaret değildir; şehirler adaletin sokaklarda, hakkaniyetin ise binaların boyunda hissedildiği yerlerdir. Turan Mahallesi’ndeki bu "kat uçurumu" kapanmadığı sürece, yapılan dönüşüm Tire’nin ruhuna hizmet etmeyecek, aksine derin bir adaletsizlik yarası açacaktır.


Unutmayın; bir şehirde adalet, en küçük parselin hakkı kadar büyüktür.