Bazı öğretmenlerle ilgili, “Öğretmenler ne yaptı da çocukların elleri kalem yerine silah tutmaya başladı?” şeklindeki görüşüme katılmayan bazı kişiler beni hadsizlikle suçlamış.

Şimdi asıl soruya gelelim:

Maaşlarına yeterli zam yapılmadığını düşünen bazı öğretmenlerin yaşadıkları sorunları çocuklara veya velilere yansıttığı oluyor mu, olmuyor mu?

Ailesinde ya da özel hayatında sorun yaşayan bazı öğretmenlerin, bu sorunların etkisini çocuklara ve velilere yansıttığı durumlar yaşanıyor mu, yaşanmıyor mu?

Cevap verirken lütfen dürüst olun.

Benim veliliğime söz söylemeden önce, siz de kendi davranışlarınızı gözden geçirin.

Ben, evladını korumaya çalışırken cezaevinde yatmak zorunda kalmış bir veliyim. Bu nedenle yaşadığım olaylara ve çocukların karşılaştığı sorunlara ilişkin söz söyleme hakkım olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kamuoyunu aydınlatmaya çalışan bir gazeteci olarak da bunu bir sorumluluk olarak da görüyorum.

Evladını korumaya çalışan bir annenin yaşadığı süreci ve bu süreçte yaşananları ayrıca anlatmaya gerek görmüyorum.

Sözüm, görevini hakkıyla yapan, çocukların geleceği için fedakârca çalışan ve gerçekten eli öpülesi öğretmenlerimize değildir.

Sözüm; kendisine verilen yetkiyi öğrenciler veya veliler üzerinde kişisel bir güç aracına dönüştüren davranışlaradır.

Her öğretmenin aynı olmadığını biliyorum. Öğretmenlerimizin büyük çoğunluğuna saygım sonsuz; eleştirim ise görevini kötüye kullandığını düşündüğüm davranışlaradır.

"Körü körüne kılıç kuşanılmaz, taşkın su önüne katıp götürür."