APS HABER / PINAR ETCİ - Belgelerde dünya liderlerinden teknoloji devlerine kadar pek çok ismin adı geçerken, skandalın küresel boyutu bir kez daha gözler önüne serildi.
Epstein Kimdir?
1953 yılında Brooklyn, New York’ta doğan Jeffrey Edward Epstein, kariyerine öğretmen olarak başladı. Ancak kısa sürede finans dünyasına adım atarak milyarder bir yatırımcıya dönüştü. Serveti kadar siyasetçiler, kraliyet ailesi üyeleri ve ünlü isimlerle kurduğu yakın ilişkilerle de tanındı.
Bu parıltılı hayatın ardında ise reşit olmayan kız çocuklarına yönelik sistematik cinsel istismar ve insan kaçakçılığı ağı bulunuyordu. İlk kez 2008’de Florida’da çocuk istismarı suçlamasıyla gündeme gelen Epstein, 2019’da federal düzeyde insan ticareti suçlamasıyla tutuklandı. Aynı yıl, New York’taki hücresinde ölü bulundu. Resmi kayıtlara “intihar” olarak geçen ölüm, hâlâ tartışmaların odağında.
Skandalın Merkezindeki Unsurlar
-
Little Saint James Adası: Kamuoyunda “Pedofili Adası” olarak bilinen Karayipler’deki özel ada.
-
Lolita Express: Epstein’ın özel uçağı, iddialara göre istismar ağı için kullanıldı.
-
Ghislaine Maxwell: Epstein’ın suç ortağı, reşit olmayan kız çocuklarını ağına dahil etmekten 20 yıl hapis cezası aldı.
Belgelerde Öne Çıkan İsimler
-
Donald Trump: Belgelerde yüzlerce kez adı geçiyor. Bir kurbanla saatlerce vakit geçirdiğine dair e-posta kayıtları bulunduğu iddia ediliyor.
-
Prens Andrew: “A” imzalı e-postalarda Buckingham Sarayı’ndaki mahremiyet konularına değinildiği ve Rus bir kadınla tanıştırılma teklifinin yer aldığı görülüyor.
-
Elon Musk: Adaya seyahat ve parti düzenleme konularında yazışmalar mevcut; ancak adaya gittiğine dair kesin bir kanıt bulunmuyor.
-
Bill Gates: Epstein ile görüşmelerine dair belgeler yer alıyor. Gates ise iddiaları “saçma ve yanlış” olarak nitelendiriyor.
-
Lord Mandelson: Epstein’dan toplamda 75.000 dolar aldığı öne sürülüyor.
Türkiye Bağlantısı
Dosyanın Türkiye ayağı ise ayrı bir tartışma konusu. Belgelerde iki Türk vatandaşının (Banu Küçükköylü ve Turabi Fırat) isimleri uçuş kayıtlarında geçiyor. Daha da dikkat çekici olan iddia ise, 1999 Marmara Depremi sonrasında kaybolan bazı çocukların bu şebeke aracılığıyla ABD’ye kaçırıldığı yönünde. Mağdur avukatları ve tanıkların ifadelerine göre, Türkiye’den de çocukların bu istismar ağına dahil edildiği öne sürülüyor.




