APS HABER / OĞUZHAN ARSLAN - Dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan İstanbul, bundan tam 571 sene önce fethedildi. Fatih Sultan Mehmed tarafından kazanılan zaferle bir çağ kapandı ve resmen Yeni Çağ başladı. Peki, 29 Mayıs'ta tam olarak ne oldu? İstanbul'un fethi nasıl gerçekleşti ve tarihteki önemi nedir? İşte, detaylar.

29 MAYIS'TA NE OLDU?

6 Nisan 1453 - 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında, 53 gün süren yoğun bir kuşatmanın sonucunda Osmanlı Devleti padişahı II. Mehmed komutasındaki Osmanlı ordusunun Bizans İmparatorluğu’nun başkenti olan İstanbul'u ele geçirdi. Bu tarih Hicri takvim ile 857 yılına denk gelmektedir.

29 MAYIS İSTANBUL'UN FETHİNİN TARİHTEKİ ÖNEMİ NEDİR?

II. Mehmed, 21 yaşında İstanbul'u fethederek 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu'na son verdi ve bu olay birçok tarihçi tarafından Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olarak kabul edildi. Fetih'ten sonra Fethin Babası anlamına gelen "Ebû'l-Feth" daha sonraki dönemlerde ise "Çağ Açan Hükümdar" ve "Kayser-i Rûm" (Roma İmparatoru, Osmanlı Türkçesi) unvanları ile anıldı.

Fatih, HZ. Muhammed'in İstanbul ile ilgili hadisine nâil olduğu için günümüzde Türkiye ve İslam dünyasının geniş bir kesiminde "kahraman" kabul edilmektedir.

II. Mehmed, bilinen adıyla Fatih Sultan Mehmed, Avrupa'da tanınan adıyla: Grand Turco (Büyük Türk) veya Turcarum Imperator (Türk İmparatoru) 30 Mart 1432'de Edirne'de dünyaya gelip 3 Mayıs 1481'de ölmüştür. Osmanlı İmparatorluğu'nun yedinci padişahıdır. İlk olarak 1444-46 yılları arasında kısa bir dönem, daha sonra 1451'den 1481 yılında ölümüne kadar 30 yıl boyunca hüküm sürdü.

II. Mehmed, 21 yaşında İstanbul'u fethederek 1000 yıllık Bizans İmparatorluğu'na son verdi ve bu olay birçok tarihçi tarafından Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olarak kabul edildi. Fetih'ten sonra Fethin Babası anlamına gelen "Ebû'l-Feth", daha sonraki dönemlerde ise "Çağ Açan Hükümdar" ve "Kayser-i Rûm" ünvanları ile anıldı.

Aralarında; ünlü askerlerin, siyasilerin, yazarların da olduğu birçok yabancı, İstanbul'a methiyeler dizdi.

Dünya; tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu. (Napolyon Bonapart)

Diğer bütün kentler ölümlüdür ama sanıyorum İstanbul, insanlar var oldukça yaşayacaktır. (Petrus Gyllius)

 Yeryüzünde İstanbul kadar uygun bir yere kurulmuş bir şehir yoktur. (Pedro

Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın… İstanbul, arkandan gelecektir. (Konstantinos Kavafis),

 Dünyanın başkenti olarak tercih edilebilecek tek yer İstanbul’dur. (Baron De Tott)

 İnsanın muhayyilesi ancak İstanbul kadar güzel bir şehir hayâl edebilir. (Sir Henry Layard)

 İstanbul, biricik ve kıyas kabul etmeyen bir şehirdir. Manzarasının güzelliği asla çizilemez. (Alphonse De Lamartine)

İstanbul, Asya ile Avrupa’nın uyumlu estetiğini, insanın dili tutulacak derecede âhenkle aksettiriyor. (Fontmagne)

Azerbaycan’ın Bağımsızlığının 106. Yıldönümü Azerbaycan’ın Bağımsızlığının 106. Yıldönümü

Daha muhteşem bir manzara yeryüzünde mevcut değildir. Haşmetli kubbeleri, birbirinden güzel sayfiyeleri ile İstanbul, dünya şehirlerinin kraliçesidir. (Lady Dorina Neave)

İstanbul, insana hayat, yaşama sevinci, neşe ve güzellik duygusu veren emsalsiz bir şehirdir. (Mrs. Max Müller)

Editör: Oğuzhan Arslan