EĞİLMEYEN BOYUNLAR, KIRILMAYAN KALEMLER: 3 MAYIS

Bugün 3 Mayıs. Takvimler "Dünya Basın Özgürlüğü Günü" diyor; ancak bu kavramın altını doldurmak, günümüzde her zamankinden daha ağır bir sorumluluk gerektiriyor.

Abone Ol

Gazetecilik, her dönemde ateşten bir gömlekti; bu bir gerçek. Fakat günümüzde gerçek, stratejik sessizliklerin ve manipülatif gürültülerin arasında nefes almaya çalışıyor. Eskiden "Haber kutsaldır, yorum hürdür" ilkesi mesleğin pusulasıydı. Bugün ise bu pusula, çıkar odaklarının ve güç dengelerinin baskısı altında yönünü şaşırmış durumda.

Mesele sadece bir satır yazmak değil; mesele, o satırın ardındaki hakikati eğip bükmeden savunabilmektir.

Bir yanda toplumun vicdanı olması gereken kalemlerin, "onaylı bülten" operatörlerine dönüşme tehlikesiyle karşı karşıyayız. Öte yanda ise;

  • Sırf doğruyu dile getirdiği için bedel ödeyen,

  • Halkın haber alma hakkını her türlü konforun üzerinde tutan,

  • Mesleki etiği, kişisel ikbaline feda etmeyen meslektaşlarımızın onuru duruyor.

Bir toplumda etik değerler erozyona uğruyor ve sadece gücü elinde bulunduranın sesi duyuluyorsa, orada özgürlükten değil, ancak bir illüzyondan bahsedilebilir.

Gazetecinin temel görevi, kurulu düzenlerin tozunu almak değil; o düzenin işleyişindeki aksaklıkları, adaletsizlikleri ve gizlenenleri toplumun önüne sermektir. Kalem, güce yaslanmak için değil; güç karşısında sesi kısılanların sesi olmak için tutulur.

Biliyorum, umut bazen yorulur. Gerçeğin üzerini örtmek için dökülen beton çok kalın görünebilir. Ama unutulmamalıdır ki; o betonu çatlatacak olan yegâne güç, gerçeğin inadıdır.

Ben de o inadın bir parçasıyım. Bugün sadece takvimdeki bir günü kutlamıyoruz; aslında bir varoluş çabasını, mesleki bir direnişi ve "buradayım" demenin ağırlığını hatırlıyoruz. Mürekkebimiz kurutulmaya çalışılsa da, bu mesleğin onuru haksızlık karşısında eğilmemeyi gerektirir.

Bizler sadece kağıda yazı yazmıyoruz; biz tarihe not düşüyoruz. Ve tarih, sadece konjonktüre göre yazanları değil, her şartta hakikati haykıranları hatırlar.

"Bugün bir bayram kutlamıyoruz; kalemini hakikatin emrine verenlerin, kelimelerini vicdanıyla tartanların bitmeyen mücadelesini selamlıyoruz. Prangalı dillerin çözüldüğü, mürekkebin sadece gerçek için aktığı yarınlara olan inancımızla: Hakikat yolculuğumuzu kutluyoruz."

{ "vars": { "account": "G-2W867HYTR4" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }