<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Aps Haber</title>
    <link>https://www.apshaber.com.tr</link>
    <description>Türkiye'nin Haber Sitesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.apshaber.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>PNR DIGITAL © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 20:22:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.apshaber.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Menopoz yaşını öne çeken kritik faktörler]]></title>
      <link>https://www.apshaber.com.tr/menopoz-yasini-one-ceken-kritik-faktorler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.apshaber.com.tr/menopoz-yasini-one-ceken-kritik-faktorler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Cavide Ali, menopoz yaşının yalnızca genetikle değil yaşam tarzıyla da yakından ilişkili olduğunu belirterek, erken menopoza yol açabilen değiştirilebilir risk faktörlerine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca adet görülmemesi olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50-51 iken, Türkiye'de bu yaş aralığı 47-49 olarak belirtiliyor. Ancak bazı çevresel ve yaşam tarzı faktörleri menopoz sürecini birkaç yıl öne çekebiliyor.</p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, aile öyküsü, genetik faktörler, kanser tedavileri, bazı cerrahi müdahaleler ve otoimmün hastalıkların değiştirilemez risk faktörleri olduğunu vurgularken; sigara, stres, uykusuzluk ve beslenme alışkanlıklarının ise kontrol altına alınabileceğini belirtti.</p>

<p><img height="945" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/02/24/1771913993-dr-cav-de-al-1771916284-35-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Dr. Cavide Ali, erken menopoz riskini azaltmak için sigaranın bırakılması, dengeli beslenme, sağlıklı kilo aralığının korunması, stres yönetimi ve düzenli uyku alışkanlığının büyük önem taşıdığını ifade etti. Dr. Ali, 'Yaşam tarzındaki doğru adımlar, menopoz sürecinin doğal zamanında gerçekleşmesine katkı sağlayabilir' diyerek risk faktörlerine dikkati çekti.</p>

<p><strong>SİGARA MENOPOZU 2 YIL ERKENE ÇEKEBİLİYOR</strong></p>

<p>Sigaranın, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmesine yol açtığını belirten Dr. Ali, nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturduğunu söylüyor. 2018 yılında yayımlanan geniş bir meta-analize göre sigara içen kadınlar menopoza ortalama 2 yıl daha erken giriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AŞIRI ZAYIFLIK RİSK OLUŞTURUYOR</strong></p>

<p>Yağ dokusunun östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu belirten Dr. Ali, düşük vücut kitle indeksine sahip kadınlarda menopoz yaşının daha erken görülebildiğini ifade ediyor. Uzun süreli kalori kısıtlamasının yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>KRONİK STRES HORMON DENGESİNİ BOZUYOR</strong></p>

<p>Yüksek stres düzeyi, üreme hormonlarının düzenlendiği sistemi etkileyebiliyor. Sürekli yüksek seyreden kortizol hormonu, yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine zemin hazırlayabiliyor. Çalışmalar, yoğun stres yaşayan kadınlarda menopoz riskinin daha erken yaşta ortaya çıkabildiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>UYKUSUZLUK BİYOLOJİK SAATİ ETKİLİYOR</strong></p>

<p>Kaliteli uykunun hormon dengesi açısından kritik olduğunu vurgulayan Dr. Ali, özellikle gece salgılanan melatonin hormonunun üreme sistemi üzerinde düzenleyici rol oynadığını belirtiyor. Kronik uykusuzluk; melatonin azalması, artmış oksidatif stres ve hormonal dengesizlik yoluyla menopoz sürecini hızlandırabiliyor.</p>

<p><strong>BESLENME ALIŞKANLIKLARI BELİRLEYİCİ</strong></p>

<p>Araştırmalar; yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiğini, rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise süreci öne çekebildiğini ortaya koyuyor. Bitkisel protein, D vitamini ve antioksidan açısından zengin sebze-meyve tüketimi koruyucu etki gösterirken; yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p><strong>PLASTİKLERDEKİ KİMYASALLARA DİKKAT</strong></p>

<p>BPA ve ftalat gibi endokrin bozucu kimyasalların östrojen benzeri etki göstererek hormonal dengeyi bozabildiği belirtiliyor. Yüksek çevresel toksin düzeylerinin erken menopozla ilişkili olabileceğini gösteren çalışmalar bulunuyor. Uzmanlar, plastik kullanımının azaltılması ve cam ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.apshaber.com.tr/menopoz-yasini-one-ceken-kritik-faktorler</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://apshabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/apshaber-com-tr/uploads/2026/02/menopoz-yasini-one-ceken-kritik-faktorler.webp" type="image/jpeg" length="39139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Sahuru atlamayın, iftarı yavaş yapın]]></title>
      <link>https://www.apshaber.com.tr/uzmani-uyardi-sahuru-atlamayin-iftari-yavas-yapin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.apshaber.com.tr/uzmani-uyardi-sahuru-atlamayin-iftari-yavas-yapin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarının gün içinde halsizlik, erken acıkma ve yoğun susuzluk hissine yol açtığını belirterek dengeli ve planlı beslenmenin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan döneminde sahura kalkmamak, karbonhidrat ağırlıklı beslenmek, kısa sürede aşırı su tüketmek ve kafeinli içeceklere yönelmek en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Ümit Aktaş, bu alışkanlıkların kan şekeri dalgalanmalarına, gün içinde enerji düşüşüne ve susuzluk hissinin artmasına neden olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>SAHURDA PROTEİN VE SAĞLIKLI YAĞ VURGUSU</strong></p>

<p>Dr. Aktaş, sahur öğününün mutlaka yapılması gerektiğini belirterek, 'Sahur yapılmadan tutulan oruç ani kan şekeri düşüşlerine yol açabilir' dedi.</p>

<p>Karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin daha çabuk acıkmaya neden olduğunu ifade eden Aktaş, unlu ve şekerli gıdaların kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğünü, buna karşılık protein ve sağlıklı yağların uzun süre tokluk sağladığını dile getirdi. Sahurda yumurta, peynir, zeytin, fermente gıdalar ve sebzelerin tercih edilmesini öneren Aktaş, çay ve kahvenin sınırlı tüketilmesi gerektiğini, suyun ise iftardan sahura kadar zamana yayılarak içilmesinin daha doğru olacağını vurguladı.</p>

<p><strong>'İFTARI İKİYE BÖLÜN'</strong></p>

<p>Uzun süren açlığın ardından iftarda ağır ve hızlı yemek tüketmenin metabolizma üzerinde ani yük oluşturduğunu belirten Aktaş, iftarın aşamalı yapılması gerektiğini söyledi. 'Orucu hurma veya zeytinle açıp bir kase çorba içtikten sonra yaklaşık 20 dakika ara vermek hem iştah kontrolünü sağlar hem de kan şekeri dengesini korur' diyen Aktaş, hızlı ve kontrolsüz beslenmenin kalp-damar sistemi açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Ana öğünde kemikli et yemekleri, zeytinyağlı sebzeler, salata ve fermente gıdaların sindirim açısından daha uygun olduğunu belirten Aktaş, hamur işi ve yoğun tatlı tüketiminin ertesi gün susuzluk hissini artırabileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>SU TÜKETİMİNDE ZAMANLAMA ÖNEMLİ</strong></p>

<p>İftardan sahura kadar düzenli aralıklarla su içilmesi gerektiğini hatırlatan Aktaş, kısa sürede aşırı su tüketmenin doğru olmadığını söyledi. 'Bir anda alınan yüksek miktardaki su hızla atılır ve sindirimi zorlaştırabilir' diyen Aktaş, en doğru yöntemin iftardan sonra başlayarak sahura kadar her yarım saat ya da bir saat arayla bir bardak su içmek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kafeinli içeceklerin diüretik etkisi nedeniyle vücuttan su atılımını artırdığını da sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>TATLIDA ÖLÇÜ, SAĞLIKTA DENGE</strong></p>

<p>Şekerli gıdaların mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini belirten Aktaş, tercih edilecekse meyve bazlı ve küçük porsiyonlu tatlıların daha dengeli bir seçenek olacağını söyledi.</p>

<p><img height="1123" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/02/22/1771586817-dr-mit-akta-1771773163-427-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, insülin kullanan diyabet hastaları, ciddi kalp-damar rahatsızlığı bulunanlar, kanser tedavisi görenler, hamileler ve yeni doğum yapmış annelerin oruç tutmadan önce mutlaka hekim görüşü alması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Uzmanlara göre; sahuru atlamamak, protein ve sağlıklı yağ ağırlıklı beslenmek, iftarı kontrollü yapmak, suyu zamana yayarak tüketmek ve hafif fiziksel aktiviteyi sürdürmek Ramazan sürecinin daha rahat geçirilmesine katkı sağlıyor. Dr. Ümit Aktaş, bilinçli beslenme alışkanlıklarının yalnızca Ramazan'da değil, yıl boyunca sağlığın korunmasında belirleyici rol oynadığını ifade etti. <strong>(HABER MERKEZİ)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.apshaber.com.tr/uzmani-uyardi-sahuru-atlamayin-iftari-yavas-yapin</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://apshabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/apshaber-com-tr/uploads/2026/02/uzmani-uyardi-sahuru-atlamayin-iftari-yavas-yapin.webp" type="image/jpeg" length="80289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boyun sağlığı için atkı şart!]]></title>
      <link>https://www.apshaber.com.tr/boyun-sagligi-icin-atki-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.apshaber.com.tr/boyun-sagligi-icin-atki-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soğuk havalarda artış gösteren boyun ağrıları, günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlayabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>APS HABER / PINAR ETCİ - </strong>Uzmanlar, özellikle terliyken maruz kalınan ani ısı değişimlerinin kas tutulmalarına yol açabileceğini belirterek, 'Soğuk ve rüzgârlı havalarda atkı kullanımı boyun sağlığı için çok önemli' uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Her insanın hayatının bir döneminde karşılaştığı boyun ağrısı, günlük yaşamı felç edebilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle kış aylarında artış gösteren bu şikayetlerin doğru yönetilmediğinde kronikleşerek boyun fıtığına zemin hazırlayabildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Hava değişimleri ve terliyken maruz kalınan soğuk hava vücuttaki ağrı hücrelerini harekete geçirerek ciddi kas tutulmalarına yol açabiliyor. Özellikle spor veya sauna sonrası vücut ısısını dengelemeden soğuğa çıkmak boyun ve bel sağlığını riske atmak anlamına gelebilir. Soğuk ve rüzgârlı havalarda özellikle atkı kullanımı boyun sağlığı için çok önemli' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>BOYUN AĞRILARI YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR</strong></p>

<p>Hemen her bireyin hayatının belirli bir döneminde tecrübe ettiği boyun ağrılarının gündelik yaşamda en basit işleri dahi güçleştiren ciddi bir hareket kısıtlılığına yol açabildiğinin altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Başa, sırta ve kollara kadar yayılabilen bu ağrıların temelinde mekanik nedenler, boyun patolojileri veya psikolojik faktörler yatabiliyor. Özellikle gün boyu masa başında öne eğik çalışanlarda, uygun olmayan yastık kullananlarda veya ev işlerini sabit pozisyonda yapanlarda görülen mekanik ağrılar, yaşam kalitesini ciddi oranda düşürüyor' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YAŞLANMAYA BAĞLI GELİŞEN KİREÇLENME DE BOYUN FITIĞINA NEDEN OLABİLİYOR</strong></p>

<p>Boyun fıtığı ve kireçlenme gibi omurga hastalıklarının ise daha profesyonel bir yaklaşım gerektiren süreçler olabildiğini paylaşan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Boyunda omur kemikleri arasındaki disk dokusunun zamanla özelliğini yitirerek sinirlere baskı yapması sadece ağrıya değil aynı zamanda kollarda uyuşma, güç kaybı ve hatta yürüme bozukluklarına neden olabiliyor. Yaşlanmaya bağlı gelişen kireçlenmeler ve yaşanan travmalar da bu süreci hızlandırarak boyun yapısında kalıcı hasarlar oluşturabiliyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>STRES DE BOYUN AĞRILARINI ARTIRIYOR!</strong></p>

<p>Ağrının psikolojik nedenler dolayısıyla da yaşanabileceğini belirten Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Stres vücudumuzu olumsuz etkileyen bir durumdur. Stresliyken, kaslarımız farkında olmadan gerilir ve bu durum bel, boyun gibi ağrılara yol açar. Bu ağrılarda kişiyi daha sıkıntıya sokarak, bir kısır döngüye neden olabilir. Bu ağrılarda masaj, sıcak banyo ve egzersiz faydalı olur. Asıl faktör olan stres ortadan kaldırılmalı' dedi.</p>

<p><strong>BOYUN AĞRISINDAN KURTULMAK İÇİN ALTIN KURALLAR</strong></p>

<p>Uzman önerileri arasında dik oturmak ve yürümek, uygun yastık kullanmak, bilgisayar başında uzun süre kalmamak, kulaklıkla telefon görüşmesi yapmak, soğuktan korunmak ve düzenli egzersiz yer alıyor. Göçmen, 'Boyun ağrınız geçmiyor, kolunuza yayılıyor, uyuşma ve güç kaybı yapıyor ya da yürümenizi zorlaştırıyorsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı' uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.apshaber.com.tr/boyun-sagligi-icin-atki-sart</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://apshabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/apshaber-com-tr/uploads/2026/02/boyun-sagligi-icin-atki-sart.webp" type="image/jpeg" length="32310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda skolyoz belirtilerine dikkat]]></title>
      <link>https://www.apshaber.com.tr/cocuklarda-skolyoz-belirtilerine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.apshaber.com.tr/cocuklarda-skolyoz-belirtilerine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Anne Şehir Merkezleri'nde düzenlenen seminerde aileleri bilgilendirmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>APS HABER / PINAR ETCİ -</strong> Fizyoterapist Hatice Kübra Gür, çocuklarda görülen skolyoz (omurga eğriliği) farkındalığına dikkat çekerek, skolyozun erken dönemde fark edilmesinin tedavi sürecinde büyük rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Anne Şehir Merkezi'nde düzenlenen seminerde, çocuklarda bel sağlığı ve skolyoz konusunda ailelere önemli bilgiler aktarıldı.</p>

<p>Seminerde fizyoterapist Hatice Kübra Gür, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde omurga sağlığının önemine dikkat çekti. Skolyozun (omurga eğriliği) erken dönemde fark edilmesinin tedavi sürecinde büyük rol oynadığını belirten Gür, ailelere çocuklarında dikkat etmeleri gereken postür bozuklukları ve belirtiler hakkında bilgilendirme yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/02/06/cocuklarda-skolyoz-belirtilerine-dikkat-2-1770361128-877-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ÇOCUKLARA BİREBİR DEĞERLENDİRME YAPILDI</strong></p>

<p>Programın ardından çocuklar birebir değerlendirilerek muayene edildi. Ailelerin sorularını yanıtlayan Gür, her çocuğun omurga yapısının farklı olduğunu vurgulayarak, gerekli durumlarda kişiye özel egzersiz ve takip sürecinin önemine değindi. Yapılan değerlendirmelerle aileler, çocuklarının durumu hakkında doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.</p>

<p>Anne Şehir Merkezleri'nde düzenlenen bu tür bilgilendirici programlarla çocukluk ve ergenlik döneminde omurga sağlığının korunmasına yönelik farkındalığın artırılması, ailelerin erken dönemde olası postür bozuklukları ve skolyoz belirtilerini fark edebilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.apshaber.com.tr/cocuklarda-skolyoz-belirtilerine-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://apshabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/apshaber-com-tr/uploads/2026/02/cocuklarda-skolyoz-belirtilerine-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="60782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserden değil, geç kalmaktan korkun!]]></title>
      <link>https://www.apshaber.com.tr/kanserden-degil-gec-kalmaktan-korkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.apshaber.com.tr/kanserden-degil-gec-kalmaktan-korkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanserde erken tanı hayat kurtarıyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü'ne özel açıklamada bulunan Doruk Nilüfer Hastanesi Tıbbi Onkolog Doç. Dr. Selin Aktürk Esen, 'Erken tanı sayesinde birçok kanser türünde hem tedavi oranlarının hem de hastaların yaşam kalitesi artıyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>APS HABER / PINAR ETCİ - </strong>Uluslararası Kanserle Mücadele Örgütü öncülüğünde tüm dünyada 4 Şubat Dünya Kanser Günü olarak anılan bu özel gün kapsamında, kanserle mücadelede farkındalık oluşturmak, erken tanının önemine dikkat çekmek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla çeşitli çalışmalar yürütülüyor.</p>

<p><strong>ERKEN TANI TEDAVİ ŞANSINI ARTIRIYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanserde erken teşhisin tedavi sürecini doğrudan etkilediğini belirten Doç. Dr. Selin Aktürk Esen, 'Kanserden korunmaya yönelik öneriler kanser türüne göre farklılık gösterebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigara, alkolden uzak durulması, cilt kanserleri için güneş maruziyetinin azaltılması ve güneş koruyucu kullanımı ile birlikte düzenli doktor kontrollerinin büyük önem taşır' dedi.</p>

<p><img height="527" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/02/04/foto-1770195175-869-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Kanser tanısı alan hastaların ilk olarak bir medikal onkoloğa başvurması gerektiğini vurgulayan Esen, tedavi sürecinin hastaya özel bir yol haritası ile planlamasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kanserin türüne ve evresine göre cerrahi tedaviler, radyoterapi, kemoterapi, akıllı ilaçlar ve diğer güncel tedavi seçeneklerinin belirlendiğini ifade eden Esen, bu sürecin mutlaka uzman hekim eşliğinde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde birçok kanser türünde etkili tedavilerin mümkün olduğunu belirten Esen, her hastanın sürecinin farklı olduğunu ve bu nedenle tedavilerin bireye özel olarak planlandığını söyledi. Multidisipliner konseylerde hastaların haftalık olarak değerlendirildiğini aktaran Esen, 'Hastalık yoktur, hasta vardır. Her tedavi bireye özeldir' anlayışıyla hastaların yanında olduklarını ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.apshaber.com.tr/kanserden-degil-gec-kalmaktan-korkun</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://apshabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/apshaber-com-tr/uploads/2026/02/kanserden-degil-gec-kalmaktan-korkun.webp" type="image/jpeg" length="19141"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
